Bayram mı? Ne bayramı? Ya da isimsiz mesajlar…

Eeee MÖöÖÖÖÖÖÖÖÖÖ?

Kemal Sunal geldi aklıma birden. 🙂

Şimdi, bu bayram meselesinde iki ana konum var, anlatmazsam bi’tarafım şişer. 😀

1-) İsimsiz mesajlar konusu…

2-) Hayvanları kıtır kıtır katletmek...

Not: Gülmek için girdiysen sıkılırsın. Okumanı tavsiye etmem….

İsimsiz mesajlar konusundan başlayalım… Nedir bu isimsiz insanlar?

Bunlar malum bayramda, mesaj atan ancak; normal zamanda akıllarına gelmediğim insanlar. Haa, kimisi hiç bayram mesajı bile atmadı orası ayrı da.. 😀

Sonuç olarak yakın zamanda çok sevdiğim hatta 5 yıl geçmişe döndüğümüzde bile hayatımda olan insanları kalıcı olarak hayatımdan sildim. Belki onlar için geçerli bir sebep değildir, hatta sebep bile belirtmediklerim var ancak; benim için geçerli sebepler fazlası ile var….

Canımı en çok sıkan ise, yine haklı olmam. Her zaman dediğim gibi, “haklı olmak kaybettirir” sözüm yine doğrulandı.

Gerçi birde şu açıdan bakalım;

Kaç kişiyi sildim ancak!!! Ne bir mail, ne bir mesaj, ne de bir arama gelmedi…. Çok garip değil mi?

Yani, insanların hayatında yerim olduğunu düşünüyordum.

Sildiğimi bilen bilene yani, tekme tokat bildikleri halde!!!!

Dediğim gibi, hiçbir şekilde farklı bir iletişim yolu kullanılmadı, bu da yaptığımın ne kadar yerinde olduğunu kanıtlıyor. Gerçi şu var, birçoğu üniversiteye bağlanıyor. Yeni ortam, yeni arkadaşlar dediğimde; o hayat farklıdır unutulur gideriz dediğimde “ağzımı yüzümü parçalayanlar” nedense farkında bile olmadan şiddetle beni doğruluyorlar. Eee ne oldu? Kaçınız hatırladı? Farklı bir şekilde çözüm aramak veya sorgulamak veya hiç olmadı; En azından arada bir görüşelim diyen de mi çıkmaz abi? Çıkmadı işte. Bayramın ikinci günü sanırım, tanımadığım numaralardan birçok mesaj geldi. Birçoğu farklı isimler söyledi sorduğumda… Belki tanıdığım birileriydi ama gururuna yediremeyip yanlış attım dedi geçti bilemiyorum. Kimisi ise boşversene dedi geçti, bende boşverdim. Önemi olsa ismini söylerdi sanırım. İsimleri yok, çünkü; hayatımdan çıktıktan sonra kalmak isteyen yoktu. Gerçi, kimisi çıkarları için sözünden dönmüş, kimisi daha ilk günlerden sevgili adayı bulmuş, kimisi gitmiş çoktaaan ayarlamış kimseye söylemez olmuş. 😀 Komik yahu, çok komik…. 😀
Düşünüyorum da, hiç mi iyi bir gün olmaz, hiçbir zaman iyi bir an mı geçmemiş, nedir böyle? Bu kadar mı yoktunuz anlamıyorum. Kim bir yardım istemişte geri çevrilmiş dünden bu güne? Kimin ihtiyacı olmuşta sırtımı dönmüşüm? Benim için “düşmanım” diyen insan bile durup düşünür, kendinden utanır bir an. Yani ne olmuş bu kadar uzaklaşmışız? Çözemiyorum, canım çok fena sıkkın hatta, hayatımda belkide özel durumları saymazsak en kötü dönemimi geçiriyorum. Şöyle bakıyorum da, ben herkesin yanındayken şimdi neredeler diye sormuyor da değilim. Bu yaşıma geldim ama, sanırım yeni yeni anlıyorum herkese hakettiği kadar değer vermek gerektiğini. Hatta, mümkün olduğunca az insan ile görüşmek ve konuşmak gerektiğini. Bundan sonraki hayatlarında umarım; sorgulamak kadar değer vermedikleri insanlar yerine, hayatlarında yer edecek insanlar ile yaşamaya devam ederler. Zararın neresinden dönersen kardır derler. 5 yıl zarara soktuğum insanlardan özür dilerim, birdaha olmaz. 🙂 Bu konu çok uzar ama, uzatmaya değmez. Çünkü okumaya değer birşeyler olsa, yaşamaya da değerdi. Zincirleme bir düşünce gücü. Ama hayali olarak kalacak. Bundan sonra herkes tam da benim söylediğim gibi, seçtikleri ve zaten söylediğim hayatlarındalar. Bundan sonra yolda görsek, bir selam veremeyiz, şöyle arkasından el sallayıp görüşürüz bile diyemeyiz… Çünkü görüşemeyiz. O kadarız işte, o kadarsınız, o kadarım. Yani artık, ya da neyse…. Şu zavallı hayvanlara geçelim artık…. Bu konudaki gerçek düşüncelerim çok daha can sıkıcı, bu yüzden detaylara girmiyorum…

—————————————————————-

Diğer başlığım malum kurban bayramında Hayvanları kıtır kıtır katletmekti.

Evet, yediğimiz etler bilmem neler tarlada yetişmiyor, o kadar mal değilim. Ancak, bu hayvanların bu şekilde katledilmesi bana hiç mantıklı gelmiyor… Sorgulayınca dini konulara giriş var ancak, din benim anlayabildiğim kadardır. Benim sorgulayabildiğim, mantığıma uyduğu kadardır. Bu konuda bazı çelişkiler var malesef… Mesela diyorlar ki, “Kurban keseceksin” fakire et vereceksin şu bu… Diğer taraftan da fakire verdiğin eti kızartacak zımbırtılara bile sahip mi bilinmez, çelişki çelişki ve yine çelişki. Ünlü hocalardan gelen cevaplara bakınca mantığıma asla uyduramadım bu konuları. Mesela, bir kurbana 1000 lira verecekken gidip onu 5 fakire 200’er lira olarak dağıtmanın neresi yanlış? Belki çocuğunun ayakkabısı yok adamın? Etlere şekil verip ayağına mı giydirecek çocuğunun? Belki birinin kalemi yok kitabı yok, belki kış ayında giyecek montu yok arkadaş..? Ben bunu anlayamıyorum. Sen hayvanın ayaklarını bağla, kafasını keserek kopart, sonra fakire ver sevap olsun… Bana mantıklı gelemiyor. Hatta, Kuran’da der ki; (kasaplar için) sen olma başkası olsun… Hatta ünlü bir hocamızın arkadaşı demiş ki, binlerce can aldım nasıl devam edeceğim? Evet, hayvanlar da bizler için ancak, onların böyle katledilmesine karşıyım malesef. Hiçbir mantık bana bir canlının diri diri çırpınarak kafasını kesmeyi açıklayamaz. Bayıltma yöntemi şu bu olsa ikna olacağım da, yok abi yazık günah. Haaa, bazı itler var şimdi hemen hee ya, kurban keseceğime bir fakire yardım yaparım şu bu diyecek…. + Buradaki niyet önemli, sen 1000 lira kurbana verecekken kesmeyip, 500 lirayı dağıtırsan olmaz elbette, böyle ibnelik düşünenlere ifrit olurum, delirir çıldırırım! Tek akıllı sensin heee diyorum onlara.

Birçok hoca onaylamasa da; 1000 lira veripte bir hayvanın canını almak yerine, aynı miktarı kesin olarak bilinen, yakından tanınan bir fakire para yardımı veya farklı şekilde ulaştırmak bence çok daha sevap. Hocalar keseceksin diyor, yerine geçmez diyor. Bende diyorum ki, sen kes, ben para yardımı yaparım. Hatta diyorum ki, ben daha fazla sevaba gireceğim. Bunun için 45 yıl okumak gerekmiyor bence, siz boşa okumuşsunuz…. O günlerde ünlü hocaların tartışmasından sonra başlık atmıştım kısaca açıkladım. Kesmeyin abi, başkası kessin. Kuran’da da tam olarak böyle yazıyor. Akla ve mantığa en uygun olan bu. Ayrıca, ayakları iyi bağlanmamış bir hayvan kafası kopmuş vaziyette ayağa kalkıp koşmaya başlamış…. Satırlarla bacaklarını keserek durdurabilmişler. (1.ağızdan çok yakından gelen bir bilgi, ürkütücü ama gerçek) Bir canlıyı katletmek benim dini düşüncelerime aykırıdır. Bayıltarak acısız kesime olur derim, ancak bu yapılan “katliamın hayvancasıdır“. Aksini ıspat etmeye çalışan ise malesef rezil olur kalır. Saygıdeğer hocalarım, malesef boşa okumuşsunuz siz. Hayvanları katletmeyeceğimiz birşeyler önerin de, binlerce hayvanın kafasını kıtır kıtır keserek vücutlarından ayrırırken o anları yaşamasın. Haaa, gelip burayı okuyacak birini düşünmüyorum ama, içimde kalmasın.

Benim dinim böyle diyor, ya sizin ki?

Bir cevap yazın