Geçmişte de böyleydi bu!

güvenmek?

 

Önce geniş çaplı bir hmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmm gerekiyor… Ve yazmaya başlayalım.

Konuları çok saçma yerlere bağlayacağımdan hiç şüpheniz olmasın, tam beklediğiniz gibi.

Not: Öyle güzel şeyler yazmıştım ki, fazla güzel yerleri olduğu için sildim gitti. 😀 Şimdi farklı bir yerinden devam edeceğim….

 Bu yazımda bazı  isimler geçmek zorunda. Şu, bu veya o ya da ebenin kulağı gibi ifadelerle anlatamam malesef. Güzel güzel anlattığım McDonald’s anılarımdan birkaçını silmek zorunda kaldım. 😀 yanlış anlaşılmak veya fazla güzel yazmak nedenlerden sadece 2 tanesi. Müdürümüz Muharrem Öztoprak ile başlayalım… Bunalıma girdiğimde özel günündesin yine anlaşıldı deyip bayanların içinde ped lazım mı diyebilen müdür… 😀 Herkesin içinde tartıştığım için kovalayıp yakalayamayınca arkamdan süpürgeyi fırlatan müdür… Yaş 40 falan.. 😀 Bana kafamı kullanmayı öğreten 1. kişi diyebilirim onun için.

Alper; “Acıma, acınacak hale düşersin” derken ne demek istediğini anlamadığım müdür aynı zamanda… Birçok durumda bana sövüyorsunuz ya hani, aslında akıl hocam kendisidir. 😀 Direk 1.kişiye iletebilirsiniz güzel dileklerinizi de neyse…

Sonra Özgür bey var.  Aynı zamanda servis bölümünde koşmak ve “sarı çizgide” yürüyeni omuz atıp düşürmek var… Yaklaşık 100 müşterinin sipariş beklediği anda “ÖZGÜR BEY 3 NUMARA” diye seslendiğimde oyuncaklara doğru koşarken “sarı çizgide” omzu çakıp yerde yuvarladığım Özgür bey… 😀 yaş 35 falan.. 😀 Tabi, kalkıp çaktırmadan arkaya doğru kaçarken, Alpercim, Dipfrize gelelim lüttfeenn diye seslenen kişi de o… 🙁

Dipfriz nedir? Hmmmmmmm, bilmezsiniz şimdi.. -23 derece de terliyken girmişseniz kaşlarınızın ve saçlarınızın buz kütlesine dönüşmek için 1 dakikanın yettiği yer.. 😀 Yaklaşık olarak 30 dakika buzlar içindeki kolierin tamamını 3 defa sıfırdan TARİHe göre tekrar dizmemi isteyip kapıyı dışardan tutan adamdı o. 😀  ( +45 derecelik ortamdan ebenizi tersten değil Everest’in tepesinde kedi kovalarken gördüğünüz yer) Kapıyı dışarıdan tutuyor ve durursanız 10 dakika bile donmadan kalamayacağınız -23 derece bu… 😀 Kolileri tuttuğunuz anda parmak uçlarınızın kolilere yapıştığı yer orası… Parmaklarımın “soğuk yanığı” denilen şeyi öğrendiği an… Donarak ölsem bakıp gülecek adam da oydu yine. 😀 Çıktığımda 10 dakika boyunca koştuğumu ve farkında olmadan Özgür beyle beraber düşürdüğüm bayan arkadaşımdan özür dileme kısımlarına girmeden Miray‘a atlıyorum!

Yani, konu olarak… Miray Arslan eğitimci şefimdi, işe girdiğim gün adı eğitim olan şeyi bana veren kişiydi aynı zamanda… 😀 Çok tatlıydı ama suratıma tükürerek konuşan bir bayandı.. 😀 Bunu çok sonraları kendisine söylediğimde çok güldüğümüz kişiydi. Sonradan bu alışkanlığından vazgeçmişti… Ya da bağışıklık mıydı acaba? Şef oldu… Sonra müdür oldu… Ama en önemlisi ablam oldu…. 3 kızkardeşi olan Miray benim için erkek kardeşim diye bahsederdi. Kız kardeşleri de kardeş hani… Bomba abi bomba ikisi de. 😀 Sümeyye ve XXXX (of aklıma gelmedi) Hayatlarımız adına herşeyi bildiğimiz ve bazı tesadüfler yüzünden evleneceği adamla 2 kelime etmediğim Miray… Buluştuğum sayılı kızlardan biri olup karşılıklı ağladığımız bayanlardan da biridir kendisi. Onay vermediğim evliliğinde eşinin beni düğünde istemeyişinde yalnız ağlayan kişidir aynı zamanda… Haaa bu Miray hani şu kucaklayıp McDonalds’ın mutfağında su dolu lavaboya oturtup poz verdiğim bayan..!

Sonra Arzu ve Ayten…. 😀 Aynı şekilde ama Arzu ile çok iyi anlaşmama rağmen 10 kelimenin 6’sını anlayıp 4’ünü de doğaçlama şekilde anlıyor gibi  yapmamdandı belki de iyi anlaşıyor olma sebebim… 😀 Onun da ağzından anlaşılamayan kelimeler gibi  gözyaşı da eksik olmazdı… Haa bir de kız erkek ayırt etmeden yürüyüşüne takmış olmamız… 😀 Kız fingirdek abi, poposunu öyle bir sallıyordu ki yürürken. 😀 Neyse, o da cici abla sayılırdı. Miray’ın yeri gibi olmasa da… Ayten’e kızgınım, onu anlatmayacağım… Yoldaştı. Cem Karaca – Nöbetçinin türküsü şarkısıydı. Sabahın 5inde uyku tutmayıp bana attığı mesajlarına cevaplarımla mutlu olan kişiydi. Senin ne zaman uyuduğunu bilmiyorum da derdi. Ayferin kızkardeşiydi….

Sonra Havva…. Havva’ya  ne demeli? Havva Ay. Bana ufaklık diyen ve hayatım boyunca saklamam gereken sırları bir bir anlatan kişiydi… Sanırım ağlarken bana sarılan ilk bayan. Yani kendi ağlıyordu hep. İşte yazamıyorum abi şuraya, o kadar çok şey var da! 😀 Bir olaydan dolayı korktuğu için bazı geceler Taaaaa ebesinin serçe parmağında olan Kurtuluş’a götürüp eve yürüyerek döndüğüm Havva. Sabahlara kadar telefonda konuşabildiğim kız. Terminalde vedalaşıp otobüsüne el sallayıp öpücükler gönderdiğim hatta hatta arkasından özlediğimi ilk hissettiğim kişiydi. Yaşıtım olan kardeşinden çok aynı şehirde olmamıza rağmen yanında olmadığımda arayıp duran kişi… Telefonunu işyerinde unuttuğunda gecenin 4’ünde pin ve telefon şifresini 3 hakkı doldurmadan tahminle çözüp ev arkadaşı kıza telf. bende diye mesaj attığımda günlerce şifrelerimi nasıl çözdün Alper? diyen kızdı o… Çözerim tabi, benim kemiklerim çok güçlü diyemedim o ayrı.. O zamanlar kemiklerim güçlü değildi pek. 😀 Ayrıca kızılayda karşı yönlerden yürürken “Ben sağa, o sola” bakarken kollarımızın birbirine sürtecek kadar yakınında göz göze geldiğimiz kişiydi…. Görüşmediğimiz uzun zaman olmuştu, yanındaki kimdi bilmiyorum. Birgün bunu okursa ben aynı ufaklık diyeceğim kişidir. Dönüp bakmak ya da konuşmak mümkün olmamıştı zaten. 😀 Lan boynumuz baykuş gibi dönmüş gibiydi, vücudumuz öne doğru giderken gözlerimizi ayırmadan sadece bakıştık. Sonra aynı anda yüzümüzü çevirdik. Belki de dönmüştü aa aaa Alper diyerek? Ne yazık ki bunun cevabını asla öğrenemeyeceğim. Çünkü ben arkama dönmedim, neyse…. Hauvvaayı uzatmışız biraz… 😀

Sonra Elif var ama onun soyadı ne bilmiyorum. Artık evli. Onunla ilgili de anlatacağım tek şey var. Bunları okuyunca bana kızacak çok insan da var biliyorum ama insanlar ne tesadüflerle veya unuttukları onca şeyleri belki birgün hatırlayıp “adımı soyadımı” hatırlarsa belki okur da ne kaybetmiş anlar diye işte. 😛 Başkent ya da Kanal A işte, yine böyle bir fingirdek kızın sunduğu bir programda konuk sanatçı olayı.. 😀 Yani, tırt yaaa konuk sanatçıyım ve canlı yayın da kaç kişi izler zaten belli değil, öyle bir programdı. 😀 Hiç unutmam 4 şarkı söyledim, konuk sanatçıydım abi! Benim kemiklerim çok güçlü, öyle güçlü…… 😀 Sonra kızılay metrosundayım, Ykm çıkışı ya da güvenpark çıkışı işte, unutmuşum. Arkadaşlarımla konuşurken karşıdan Elif geliyordu. Sanırım 3 gün eve hiç gitmeden McDonald’s da sabahlayıp gündüz akşama kadar kar’ın altında beklediğim kişi… Ve milyonlarcası.. Yüzümü duvara nasıl döndüğümü bile hatırlıyorum. Sanki hayatta olmayan biri yanımdan yürüyerek geçmişti. Merdivenlerin ilk 3 basamağına kadar yandan yüzüne baktım. Hiçbirşey diyemedim, aylarca beklediğim ama ulaşamadığım ve 2 kelime edebilsem herşeyin çok farklı olacağını bile bile sustuğum kişi. İyiliği için hayatından çıkmam gereken bir diğer kişiydi çünkü. Öyle geçti gitti işte.

Aslında yazacağım o kadar çok isim var ki, aslında yazmalıyım bile…. Ama işte, benim güzel kemiklerim yazamıyor… 😀 O kadar çok anım var ki. Havuza atılan arkadaşımı kurtarmak isterken beni havuza atmaları, Gizli mesajlaşmak için -23’te mesaj yazarken karakterlerin 3 saniye geriden gelmesi (soğukta öyle oluyor. :D) Ankamall çatısında mesajlarım, Parkta konserler ya da gece yürüyüşlerimde yaşadıklarım… Veya konserlere arka kapıdan girişlerim… İşyerinde tek başıma sabahlarken sabahın 5’inde uyumak yerine tv izlemem. McDonald’s da sabahlamak güzel ama koskoca AnkaMall’de sabahlamak ayrı bir güzel… Patatesler, içecekler veya dondurma çeşitleri hizmetimdeyken hemde! 😀 Yerim içerim…

Aslında bu yazının içine Göksu ve Seray isimlerini de eklemek isterdim… Hatta belki ismini burada görünce bana küfür edip sildiren arkadaşı da… 😀 Ama sapıklarım rahatsız ediyor sonra… 😛 Yoksa yazmak istediğim o kadar çok şey var ki. Onlar için onlardan vazgeçtiklerim kategorisine eklerim veya… 😛 Ya da daha güzel bir başlık bulurum, evet evet yapabilirim! 😀 Arkadaş kafamı ekrana vurup kafamı kıracaktım tam! Sonra yazıyı boşa yazmış olurum diye kendimi tuttum…. Bu yazının teması bu değil di kiiiiiiii???? Ben güven konusunu işleyecektim bu yazıda.. Saat sabahın 3’ünü geçti… Hem Seda 56 gibi hatta Sibel Karadağ gibi önümde eğilmeyin müdürüm dediğim hatta bir arkadaşın içine dert olup “aklınızdaki erkek modeli nedir? Nasıl birini bekliyorsunuz ki?” sözünden sonra uzaktan bana bakıp; Alper gibi demesi…  (burada benim toto tavan, hatta şuan çatıda. 😀 )

Ulan Fatih, gelipte bana Anlatırken bile göt olmuş modundaydın çok fena. Ama Sibel müdürümüz de çok sert hatun olmanın yanında önümde şanssız bir şekilde eğildiğinde son anda yaptığım manevradan sonra bayan müşterilerin önünde ” Müdürüm öyle durmayın” diyebildiğim ablaydı. 😀 Offf milyonlarca şey geldi aklıma anlatmalıyım sanki! 😀 Neyse….

Aslında anlattıklarımın da güvenle alakası var. Hee ya var tabi. 😀 Bayanlar özellikle, bana fazlası ile güvenirdi… Haa bugün herhangi bir konu ile karşılarına çıksam o günkü gibi güvenirler hala.. Ohh bee bağladım yazıyı. 😀 Ayrıca 2 kısa şey daha anlatayım…

XXXXXX şirketinden XXXXXXXX şirketine bizim hatamızdan dolayı litrelerce akan suyun gittiği yeri çözen akıllı ben ve inkar eden XXXXXX bey… 😀 100 bin liralık tazminat davasından haberim yoktu tabi… Yoksa sorunun kaynağını söyler miydim? Ama ben de XXXXXXXX bey de bildiğini unuttu ve problemli bölgeyi geçici olarak unuttuk…..

Sonra genelde Hafta sonları sürekli olarak tek başıma sabahladığım için kasa altlarından çıkan 200-300er lira… Hergün çöpten para çıkardı 😀 Kasaya atıyorum diye altındaki çöpe düşüren dangalaklar… Dangalaklar diyorum çünkü ben yazmak yerine hazırlamayı severdim. 😀 Müşteriler beni çok sevdiği için çene yapardı, iş yavaşlardı falan.. Toto hala çatı da… 😀 Sibel müdürün yeni geldiği zamanlardı. Sabahları ilk o gelirdi. Ben de anahtar teslim töreni için beklerdim tabi. 😀 ” Birgün bu ne :S ” gibi, ulan dedim kızdımı ne oldu… Ofiste birşeyi yapmayı unuttum diye yani. 😀 Çöpten çıkan paralardan haberi yok tabi, Çöpte pipetleri ya da iade paketleri falan salladığımız şey. Çöpe ne paracıklar gitmiştir uf uf.. 🙁 Ben hergün hasılatı teslim edince şaşırıyormuş. 😀 Zaten müdürüm bile diyemezdik, Sibel hanımdı o… Bana söker mi? Defalarca kucaklamışlığım var kendisini… Sonra sonra ama 😀 Hatta şu kasaları kilitlemeyip açık bırakan müdürümüz yüzünden ön kepenkleri açamazdım genede. 22 kasada toplam 15’bin lira olurdu. Sabah uğraşmayayım diye gece gitmeden paracıkları doldururdu… XXXXX bey sizi XXXXXXXXXXXXX beye şikayet edeceğim, ben rahatsız oluyorum. Birşey olsa ben altından kalkamam dediğimde hele bi de …………………… laflarını duyma sebebim de güven meselesinden olabilir tabi. 😀 Şener Şen’in namuslu filmi olabilirmiş benim de sonum. 😀 Güvenilmek iyidir ya… Bak, benim toto helikoptere bindi artık. 😀

Haaa şu var, 20 kişi okur… İsmi ya da cismi geçen 3 kişi olur.. 1 tanesi kendine güvenip yorum atamaz…

O da senin problemin… Bana ne zaman güvenemedin de arkanı dönemedin hı?

Hmmmmmmmmmmmmmmmmm… Düşün düşün…

Hiç mi? O zaman bana küfür etme artık. 😀 Bak ne kadar uslu çocuk olmuşum zamanla…

Eskiden beri fenaymışım. Eskiden ablacıklarımla ama… 2008 ve sonrası da hep benden küçükler.

Ayar tutmamış bende ha, ciddi ciddi tahtam eksilmiş benim. 😀

Daha uzatıpta sıkmıyorum sizi, iyi sövmeler… 😀 Ben ne dersem diyeyim sövecek birşey bulacaksınız..

Göksu muah, Seray muah, Immmmmmmmmmmmm….

Birkaç kişi daha yazmalıyım ama, sapıklarım rahat bırakmaz.

Sonra sevgilim muah… Ama henüz yok….

Tamam tamam sustum, hadi iyi sabahlar size… (=

Geçmişte de böyleydi bu!” için 34 yorum

  1. 😀 İşte bir problem olduğu belliydi. 😀 Yazdığım yerim fiziksel olarak ellerim. Ellerinden anlamışsın. 😀 Ya da manevi yönümüz aklımız diyelim. 😀 Ama sen oradan bile anlayamamışsın. Bunlar benim sevgili listem değil, geçmiş sevgililerimi anlattığımı anlıyorsunuz. 😀 Aman çokta fifi. 😀 Geneli evli olan kişiler onlar. Siz abla/kardeş duygusunu bilemediğiniz için ekrana bakarak okuyun bi’daha ki sefere 😀 😀 Muah muah 😀

  2. Bu yorumu üzülerek okudum malesef. Geçmişteki kızları “kendi piyasamı” arttırmak için kullanacak olsam sözünü ettiğim her isim şuan hayatımda olurdu. Ki neyin piyasası bu? Karıkız mı kovalıyorum akşama kadar? Bu güne kadar sokakta hangi kıza laf atmışım mesela? Ya da kimi rahatsız etmişim? Geçmiş benim geçmişim. Bunu da “kişisel sitemde” yazmış olmam benim piyasa için değil hayatımdan bir parça olduğu içindir. Şimdi bir kız gelip bu yazıyı okuyup iletişimden bana ulaşıp “alpercim bende senin piyasandanım artık” mı diyecek? 😀 Yahu mantık biraz. Senin geçmişin böyle güzel olsaydı da isminle yazabilseydin keşke. (=

  3. Tamam kabul, ben iğrencim de sen kimsin? 😀

    Oyyyy beniii çeeeşmeeee beniiiii 😀 Arkadaşlar, gözünüzle okuyup aklınızla mantığınızla anlayın. Takıldığınız yerleri sorun da, şu yazıyı karıkız düşürürüm belki diye yazmış olma ihtimali mi de sizden öğreneceğim yorumlar yapmayın. 😀 Valla tahtanıza çakarım bak 😀 Gerçekten çok mantıksız. Bu güne kadar zaten şu saçma yazılarımı okuduğunu bildiğim 8 ya da sanırım 10 kişi var. (3’ü erkek) Yani yorum atmasından ya da sormasından bildiğim kadarıyla. Ama benim hayatımı buraya yazıyor olmamdan kim bu anlamı niye çıkarır anlamam. 1.isimden başlayın, “Miray Arslan” diye aratın. Ankara’da yaşıyor olmalı. Ufak tefek sevimli bir kız. Ekleyin, sorun Alper diye bir tahta kafalı var deyin. 😀 Anlatsın abi, görüşmediğimiz yıllar olmuş zaten de. Hayali şeyleri ancak rüyamda görmüşsem yazıyorum. Ki bunu da rüya olduğunu bariz bir şekilde mesajıma da yazarak diyorum.

  4. Bu arada sende her erkek gibisin falan yazmışsınız da, her erkeği yakından tanıdınız da mı beni onlara benzettiniz pardon? Beni şu yazıyı açıkladığım kadar mı tanıyorsunuz? Ki şu yazılara bile iğrençsin yazıyorsunuz ya. Gerçekten komik ya.. 😀 Ama şu var, artık çizgiyi çektim. 2013 şubattan sonra diyelim. Bundan sonra söylediğiniz tarzda bir erkek olma yolunda ilerleyeceğimi umuyorum. 😀 26 yılım aptal olarak kalmakla geçmiş, bundan sonra daha akıllı olmalıyım evet. 😀 Siz de zengin bir koca bulun artık, böyle lüks arabalı evi olan falan. 😀 (=

  5. Haaaaaaa, Göksu ve Seray muah kısmına mı takıldınız yoksa? 😀 Göksu hayatımda anlamı olan 2.kişiydi. Seray’da hayatımda her zaman anlamı olacak 3.kişi sanırım. Yani illa sevgili olmak birçok şey yaşamak gerekmez. İkisi ile de farklı sebeplerden dolayı görüşmüyorum. Bu onlar için daha iyi. 😀 Ama 4.kişi heran olabilir. Aslında vardı da yoktu. Ya da olmak istedi de ben olduramadım. 😀 Ne bileyim işte tahta değiliz arkadaş olacak elbet. 😀 Ki 4.kişi olduktan sonra küçük Alara da gelmiş olabilir 😀 Oğlum olursa da adını Alper koymalıyım. 😀 Kişisel şeysim de babadan oğula devam eder. İnsanlar oğluma da söver buradan ne güzel ne güzel 😀 Uwwwwwwwwwwwwwwww 😀

Bir cevap yazın