İçerim tabi! Benim dudaklarım çok güçlü!

        Hmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmm 😀

Neden bu dudaklar burada sizce? Hemen sapığa bağlamayın haaaa, konumuzun büyük bir parçası olduğu için burada… Eski bir yazımda vardı ama o yazı değil konumuz! 😀 Şuan konumuz benim güzel dudaklarım. Yazarım tabi! Benim kemiklerim çok güçlü yazımdan bir benzetme ile hayatımın embesilliğini aktaracağım sizlere.. 😀 Ama bunu alıştıra alıştıra yapmam gerekiyor malesef. 😀 Öyle ha deyince böyle öküzlükler anlatılamıyor beni de anlayın yani…. 😛

alper demircan dudak
alper demircan kişisel dudakları

Hani derler ya şöyle, herkes kendisinin doktorudur diye. 😀 Heeeee işte, bende kendimin doktoruyum. Hayatımda yaptığım birkaç aptallıktan birisi de bu, ama hemen anlatmayacağım. Önce biraz merak, nerede sıkıldın orada bırak! 😀 Fesat bir cümle ile bitireceğim gibi bir izlenim oluşmuş olabilir, ben cici çocuğum… Yapmam öyle şeyler.. 😀

Sen 3 tanesi yetişkini öldüren ilaçtan 7 tane içersen ne olur? 😀 Konumuz bu….! Aptal ben.. 😀

Güzel dudaklarım 1 hafta uyuşmuştu uffff 🙁 Anlatacağım…

—— Yeterince sabretmişsiniz, anlatıyorum.——- 😀

😀 Şimdi olaylar şöyle gelişti, malum bayağı oldu unutmuşum… Malum bir konser öncesi. Bu defa görebileceğimiz en kalabalık insan sürüsü olacak. 😀 Haliyle insan düşündükçe stres yapıyor… Araştırdım araştırdım sonra biraz daha araştırdım. 😀 Hayyy anasınıı yeaa… Sonunda karar verdiğim şey sakinleştirici bir ilaçtı. 😀 Araştırıyorum derken internetten yahu. Eczane eczane gezmek bana göre değil. Dışarı çıkmış olurum falan. 😀 Buldum sonunda ama ilacın yan etkileri var, bağımlılık yapması 1. müpneliği 😀 Neyse dedim, bırakırım birşey olmaz. 

     Oradan ara buradan ara yok! Sonra tanıdıklara sordurdum ettim, yok… Adi eczaneler vermiyor 😀 Tehlikeli ilaçmış, doktor kontrolünde genel olarak yatılı falan kullanılırmış. 😀 Yani bazı konularda tedavi gören manyaklar kullanıyormuş, bak bak bak baaaakk! 😀 Benden ala manyak mı var? Kafama takıldı bu adi ilaç olacak cisim şeysi 😀 Öyle böyle net çevremizi kullandık ve herzamanki gibi yine başarılı sonuç. 😀 Netten ecza deposundan birilerini ayarlayıp birilerinin üstüne şu bu işte detaylara girmeyeyim, ayarladık tamam alınacak diye karar verildi. 😀 Arkadaş teslim almaya gittiğinde başkası için lazım olduğunu öğrenen arkadaşı vermekten vazgeçmiş. Bu ilacı bilmeyen kullanmasın alan adam biliyormu şu bu derken vermeden postalamış… Sonra başladık bizim arkadaşı ikna etme konularına sıfırdan.. Az mı anlatırsın çok mu anlatırsın! 😀 Detaylara kadar anlattım işte, konser var. Rahatlatsın bilmem ne diye….. Bu ilacın amacı da insanı muah muah yapması yani. 😀 Biraz kafa yapıyor. 😀 Öyle böyle itin çocuğunu ayarladım. 😀 2 kutu aldırdım güzelce. Fazlasını vermemiş arkadaşı. Sorumlulukta senin diye bir güzel de tembihlemiş. Nihayet kargo aşamasına geçebildik… Buraları gelişigüzel anlatıyorum ha, 1 hafta uğraştım bu aşamaya gelene kadar. 😀 İtoğluit bi ilacı.. neyse. 😀 İlaç kargolandı ve sonunda benim oldu… İlaçlar artık bana aşkım diye hitap eder konuma geldi. 😀 Arkadaş, madem böyle bir ilaç alıyoruz, reçete diye birşey koymuşlar içine değil mi? 😀 Ama kim niye okusun ki? Günde 1 tane atacaksın ağzına. Leblebi gibi kıtır kıtır oh 😀 Tabi bunu bizim arkadaşla beraber  bekliyoruz. 😀 Tutarsa beraber zıkkımlanıp konsere kafalar 1.000.000 çıkacağız. 😀 Heeeee …. çıkarsın. 😀 Arkadaş, 1 tane yuttum ettim ama, beklediğim gibi bir sonuç vermedi… Hay dedim sizin yapacağınız ilaca. Zaten konsere kaldı 2 hafta falan. Bizim arkadaşta geldi, yaw dedim birşey olmadı. Ben hala kendimdeyim. 😀 Birer tane atalım dedi. 😀 Bende 2.yi aldım. 😀 Bekle bekle bir halt olmadı. 😀 Dur 3.yü de atayım dedim ne olacak. 😀 Bizim arkadaşta 2.yi attı ağzına. 😀 Şeker mübarek 😀 Siyahciğerinden rahatsızdı 😀 Dedim sen içme, fazlası zaten zararlıdır böbrekleri vs. bitirir dedim. 😀 Dedim de 4 ve 5.yi de attım ağzıma 😀 Ama bu defa kızarak. Dedim it adam kesin sahte birşey yolladı böyle olmaması lazımdı dedim. 😀 Aradan 1 saat geçti tabi. Gitar çalıyoruz, müzik dinliyoruz. Ara ara kendimi kontrol ediyorum. 😀 Yok abi yok yok yok bir halt olmuyor!

Evden çıkacakken de güzel güzel lehmecün ısmarlamış bizim peder yiyelim de çıkalım evden diye, yemeden de gidilmez dedik. 😀 Bara gidecektik zaten, dedik yeyip gidelim o zaman…. 😀

Lehmecünü yerken bi yandan içine ettiğim ilaçlara sövüyorum ama. 😀 Niye böyle oldu, konserde ne halt edeceğiz şimdi diye vs. Dedik belki etkisi daha sürüyordur falan. Olacaksa 6 tane içtik lan daha ne yapalım? 😀 Yemeğimizi yedik, dedim içine ettiğimin ilacı. 7.yi de attım ağzıma. 😀 Sonra evden koşarak uzaklaştık. 😀 Arkadaş böyle gerizekalılık olmaz da, dur anlatıyorum. 😀 Sonra onca lahmacun üstüne barda bira içmeye git… Canlı müzik zaten gürültüden beynim sarsılıyor… Ulan ne oluyor? Cinler dudaklarımı öpmeye başladı sanki.. 😀 Ama kız mı yoksa erkek mi onu bilmediğim için bu durumdan rahatsızım tabi… 😀 Git gide bir uyuşma hissi, ayaklarım karıncalanıyor. 😀 Dudaklarımı hissetmemeye başladım. 😀 2-3 yudum aldım biradan. 😀 Doğru WeeeeeeeeeCeeeeeeeeeeeeeeee 😀 İşin komik tarafı, her wc çıkışında kapıda bir kız bekliyor. 😀 Bende mide bulantım var, böyk yapcam diye uğraşıyorum. 😀 Arkadaş dedim ne mal yer. 😀 İnsan kız / erkek  ayrı wc koyar şuraya… 😀 Dedim, dedim ve önünden geçtiğim kapıya bakınca…. Hasssssssssssssss…..iktir dedim.. 😀 Kaçtır bayanlar için ayrılmış özel alanı işgal ediyormuşum meğer. 😀 Güler misin? Ağlar mısın? 😀 Neyse, bundan sonraki git/gel/lerim doğru Wc de ama artık birşeyler yolunda gitmemeye başlamıştı. 😀 Bizimkiler hastaneye gitme planlarına başlamışlar bile. 😀 Bende de afedersiniz köpek bünyesi var. 😀 Öyle böyle akşamı gece ettik. 😀 Benim dudaklar iflas etti tabi… Güzel cici dudaklarım… 🙁 Parmak uçlarım ve ayaklarımın karıncalanması ve bulanık görmelerim içkiden olabilirdi tabi. 😀 Bilemiyorum… Öyle böyle eve geldim… Ulan dedim böyle yan etki mi olur? Ağzım, affedin ya da etmeyin götüme kaydı yani 😀 Dedim bu defa kelebekler tersine uçacak heralde. 😀 İlacın kutusunu kurcalamaya başladım….

   İnceleyelim bakalım, neyin neysiymiş… Yan etkilerinde uyuşmak varmıymışmışmışmışmış….. 😀 Reçete denen zıkkım çıktı içinden.. 😀 Eee, artık okuma vakti gelmişti.. 😀 Çocuklarda vs. yasak olan ilaç doktor kontrolü ve izni olmadan kullanılmamalıymış ıvır zıvır ve vıdı vıdı sonra biraz da bıdı bıdıdan sonra birde baktım ki ne göreyim? 😀 Yetişkinlerde 3 adet ilaçtan fazlası öldürürmüş. 😀 Yani 3 taneden fazlasını içersen ölürsün yazmıyor da, yetişkinler için 3 ilacın tehlike sınırı olduğunu belirtiyorlardı. 😀 Özellikle yazmışlar. 😀 Gülüyorum, çünkü 3 tane içmedim, 7 tane içtim. 😀 Demek ki ölmem diye falan…. Ki bak yazabildiğime göre ölmemişim. 😀 Gerçi 6 tanesi anlattığım 2 saat içinde içildi zaten. 😀 Birini de önceki gün akşam içmiştim. 😀 Sonuç olarak bu reçeteyi yazanlar yanılmış. 😀 Güzelce denemiş oldum, ama böyle bir uyuşma yok arkadaş. 😀

Yani eski sevgilim gelse, attığı tokattan gözlerim kapalı 57 tane atsa “ohh bi o yanaktan ohhh bi bu yanaktan öptün” diyecek moddayım. 😀 Dudaklarımı dişlerimden kolluyorum bir yandan. Bacaklarım emaneten basıyor ayaklarımın üstüne. 😀 Heryerim karıncalanmış. 😀 Öyle böyle, dedim bu ilaçla olmayacak. Tam 1 hafta bulantı ve dudaklarımın uyuşukluğu geçmedi. 😀 Ama ölmedim de… Ve evin içinde sürekli ağzımı “esneyen öküz demeyelim de, esneyen aslan” gibi açıp açıp kapatırken yakalanmaya başladım. 😀 Ağzım yüzüm öyle uyuşuk ki, sürekli ağzımı açıp açıp kapatıyorum çaktırmadan. 😀 Uyuşukluk biran önce geçsin diye… 😀 1 hafta sonunda anneme anlattım gerçi. 😀 Sonra birazda o vıdı vıdı vıdı. 😀 hastane şu bu. 😀 Eytttttt! 😀 Dağılın lan 😀 Konser gününe yakın geçti uyuşukluğum ama sanırım 12 bin kişi vardı. 😀 Dedik bizi Burn + Votka paklar.. 😀 Gerçi bizimkiler Burn ile geçiştirdi de, ben votkanın dibini vişne suyu yerine burn ile gördüm. 😀 Arkadaş, en hassas soloları nasıl atacağım diye düşünmedim de değil. 😀 Gitarın sapını zor tutup koştum sahneye. 😀 Ama sahneye çıkınca ohhhhhhhhhh… Kelebelper olmuşum. 😀 Eğlendik, güldük. Kafamıza göre takıldık. 😀 Ve üzgünüm, hala yaşıyorum. 😀

😀 Siz pis fesatlar, dudaklarımı orada gördüğünüz zaman direk “vay adi sapık” – “vay it” – “vay naneşekeri” – “karıkızın öpesi gelsin diye koymuş” falan dediniz farkındayım… Ama günahımı aldınız! 😀 Gördüğünüz gibi mesele bildiğiniz gibi değil, güzel dudaklarım az daha muah muah olamayacaktı. 🙁 Şimdi bu dudakların kıymetini bilme zamanı… 😀 Hala hayattayken fotoğrafa tıklayıp büyütün ve ekranı muah muah muah muah oohhh bee 😀 😀 😀

Neyse, biraz daha uzatırsam “uzat dudakları, kapat gözleri” sözünden sonra uyuşmamış halimle tokadı yiyeceğim. 😀

Hepinizi muah muah. Kendinize cici bakın, öpücüklerimi unutmayın… 😀 😛

İçerim tabi! Benim dudaklarım çok güçlü!” için 47 yorum

  1. İnsanların taaa çenesine 😀 Zaten ara ara çıkıyorum ama bu kızlar yok muuuu? 😀 Neyse… 😀 Gerçi evlenmek için adaylar olabilir artık değil mi? 😀 Onlarla görüşme yapmam lazım. Biraz onlarla vakit geçirmek iyi gelebilir bana evet. 😀 Tamam, bu önerinizi dikkate aldım bile. 😀

  2. Nefret etmek gibi bir ozelligin yok ha? Hmm. Bana pek oyle gelmiyor ama = ) Uzun zamandir ne twitter hesabina ne de web sitene bakiyordum. Sasirdim bazi seyleri gorunce. Degismissin sanirim ya da benim sana bakisim degisti. Etrafinda o kadar cok boyle seyler yazabilecek insan var(di) ki benim kim oldugumu muhtemelen tahmin edemeyeceksin zaten.

  3. Hmmmmmmmmmm ile aynı değilim vs. demiştin. Hani birde tahmin edemeyeceğin kadar çok insan var da diyorsun. İsimleri geçmesin diye birşey demiyorum da. Seray gizli yazmaz, daha doğrusu yazmaz. Açık açık yazar. Ama yazmaz. İsminin geçmesini istemeyen A… arkadaş zaten yazmaz artık. Geriye bir ihtimal kalıyor. Evet, o ihtimal de doğrudur. Hani, olmak zorunda olanların olması gerekenler olur gibi karışık cümle kuruyorum ya.. İşte o. Olay da o, kişi de o. Yani sen. Eskilerden kaç kişi var hayatımda? Msn tarih oldu da hala kullanıyorum da hani kim var? Birkaç isim kalmış zaten. Ne yapayım yani? Reel hayatımda 50 kız arkadaşım olsa, geziyor olsam vs. daha mı normal? (ki evet normalde olması gereken bu)

    Şu pencereyi bir değiş gözünü seveyim. Git üst katın penceresinden falan bak ne bileyim. 🙂 Şu gün bile veremediğin hesaplar yüzünden isimsiz yazmak zorundaysan bu doğru değildir. Senin olman gereken yer burası değildir. Bunu benden çok sen biliyorsun değil mi?

    Bence artık olması gerekeni yapmalıyız. Ben yapıyorum sanırım, yaptığımı sanıyorum veya. Ama seninde yapman gerekiyor artık.

  4. Kimseyi takip edip etmiyor gibi yapmıyorum. Daha doğrusu takip etmemem daha doğru. Yıllardır ismini aratıp bakmadım bile. Çünkü olmasını istediğim değil, olması gereken buydu. Hiçbirşey de değişmemiş. Olması gereken hep buymuş. Takip etmiyorum, bakmıyorum. Sadece dışardan göründüğüm gibi değilim pek. (=

  5. Anlamadığım son bir nokta. Hem çevreme laf edip sürekli yok mutlusun şöylesin böylesin diyorsunuz… Hem de mutlu ol, üzülmeye değmez vs.. Hangisini yapmalıyım sizce? (= Yani ya çevrem olsun, güleyim eğleneyim mutlu olayım… Ya da sizin dediğiniz gibi mutlu olayım.. İkiside aynı kapıya çıkıyor da, sizin düşüncenizde hangisi mutluluk?

Bir cevap yazın