Kazandığına değil, ne kaybettiğine bakmalı….

Bu yazıyı aslında silmiştim, baktım bu google tüm sonuçlara eklemiş… Mecburen tekrar yayına alıyorum. 😀

Bu yazım hayali bir kahraman ile beraber, psikolojik sorunlarına yenik düşmüş biri için olacak…. O ben değilim, kim olduğunu da bilmiyorum. 😀

Ayrıca bu bebişin ne olduğunu, ya da neden burada olduğunu eminim ki tahmin bile edemezsiniz. Çünkü ben bile neden eklediğimi bilmiyorum. 😀

(Yani, konu bu bebek ile alakalı değil, sadece öyle gösterilmeye çalışıldığı içindi  ve öyle kaldı)

Lütfen ama lütfen aşağıyı okumayın, yazarken bile bunu yazmazsam pipim düşer modunda yazdım. O kadar sıkıcı! 😀 😀

Bu kişiyi anlatalım biraz, ne yapmış veya ne yapmaya çalışmış…..

    Uzun zamandır yenik durumda maça devam etmiş ama, işte… Uzatmalarda yediği golden sonra topumuzu patlattı bu arkadaş…. 😛 😀 Herşey istediği gibi giderken, bir anda elinde patladı kısacası. Onca zaman tanımadığım sapığım bu kişi….. Heryerden zıplayıp “ceeeeeeeeeeeeee” yapanlar gibi. 😀 Olur olmaz heryerden ama. Geçen gün boxer’ımı indirdim, ne göreyim? 😀 Yok yok, ordan çıkmadı, sakin olun…. 😀  Bunu şuan uydurdum ama heryerden çıkıp dururdu…. Son oyunu çok güzeldi ama ne yalan söyleyelim. Ya da tekil konuşayım, ne yalan söyleyeyim…

Çok güzel kurguladı, başarılı şekilde oynadı, alkışlandı ve sahneden indi….

    Ama çok fazla açık verdi. Önce gizli gizli 3-5 kişi gibi yazdı durdu soru şeyetme sitesinde.. 😀 Sonra, benim yazılarım sonrasında kazayla ismiyle yayınladı o soruyu… Allah’ın sopası yok ile başladık oyunumuza. Çift karakter gibi, kendi kendine ve bana yazmaya başladı güzel güzel…. Sonra kendine saydırdı başkası gibi, sonra kendi kendine mail atıp bana sürekli onaylatmalar vs… 😀 Sonra “benim için kendinden vazgeçmiş” ayağı çekerek, önce aradan çekilmiş süsü verdi… Sonra kendi arasında konuşarak “Alper’e bunu yapamazsın” sırf onu rahat bırak ayağına yatarak mail attı…. 😀 Tabi, orjinal hesabından çakma hesabına… Sonra çakma hesabından da bana…. Bu yüzden yapmadım şu bu… Ulan sanki gelip parmağını kulağıma sokup duruyor bu kız. 😀 Beni rahatsız etse ne olur? Sonrasında aynen devam, bana görüşmeyeceğiz mesajı attıktan sonra (ciddi ciddi kaydı bana haa) herşey çok kötüyken durduk yere “ekşi sözlükte” benim için güzel şeyler yazıyor… Bak bak bak…. 😀 5 dk içinde de sapığım olduğunu sandığım kişi bana gösteriyor. Mal bilmem ne ekşi sözlükte sana yazmış yine diye. Sapık ayağına “diğer” kişiyi (yani kendini) benim gözümde büyütmeye devam ediyor… 😀 Sonra masumu oynamaya devam… Küfürlere maruz kalmış gibi, hayatımdaki herkesten beni kurtaracağını söyleyen sevgili sapığım, o kişiye bütün hesaplarını sildiriyor. 😀 Sapığım da ne kadar insaflı öyle, hem kızı hayatımdan yok ediyor, hem de acıtasyon içerikli mesaj, mail, tweet ne bulursa anında bana getiriyor. 😀

Yani, akıl var mantık var. İlk başlarda bocaladım da, bu kadar da tesadüf olamaz yani. Her dakika ne olsa başa dönüyor, sonra tabi standart yalan söylerken kullanılan yeminler ediliyor falan… 😀 Sonra, benimle görüşmek için devam edilen bu oyuna hergün, hatta iz belli etmemek için şu oldu bu oldu diyerek 2 günde bir devam ediliyor.. 😀 Israrla defalarca numara istiyorum, söz veriyor ama sanırım hat almayı falan unutuyor sallıyor şu bu işte… 😀 Sonra sonra sonra işte… Kendini çok kötü bir şekilde ele veriyor bu arkadaş.

Ben telefon numaram 865 55 55 demişsem eğer, aynı kişi telf. numaranı verir misin diyorsa eğer 2 seçenek olur değil mi?

Ya kaydetmeyi unutmuştur, ya da o değildir, başkasıdır…. Ama bu daha önce hiç istememiş gibi istiyor bu numarayı. 😀 Seni zirzop seni 😀

Tabi, numaramı zaten biliyor bu arkadaş, orası ayrı da… Hatta beni gizliden ara dediğimde bir HÖNK!!! tepkisi hissettim de neyse. 😛

Sonuç olarak güzel yazdı çizdi oynadı… Ama oyunculuğu pekte iyi değildi…. Heryerde açık veriyordu… Başrol oyuncuna gidip senaryoyu sorduğumda ise, abooooow.. 😀 Hele, konuları doğrulattıktan sonra…. Olmaz böyle şey yahu.. 😀 Kafanı alçıpanlara vur, öbür taraftan çıksın!!! 😀 Sonra gelip bana, senin sorunların var, doktora görün deyip tam 46 defa daha arıyor… 😀 Tabi, meşgule attıklarım sayılmıyor bile… Ya çok yakın arkadaşı ile, dar alanda kısa paslaşmalar ile meşgul…. Ya da çift karaktere bürünmüş resmen.. 😀

Ama amaç; birdaha görüşmeyeceğim için, önce kendini çekip Alper mutlu olsuna getirmek, sonra kendini aşağılatıp mağduru oynamak, sonra ise sapığımın ağzından acıklı sözleri benimle paylaşmak…. Ulan bu sapık seni yok etmeye gelmemişmiydi? Senin söz diye verdiğin şeyleri bana niye atıyor? Gel de sövme!

Şimdi merak etttiğim, eline ne geçti? Yani, “Yalan Rüzgarı“na 1 sezonluk konu verirdik… Bence olan değerini de kaybettin. Bak bak bak bak, geceleri beni arayıpta, konuşup duran da gelen sapığım değil, bu arkadaş çıkıyor…. Ulan, azılı sapık bu! Bu herkesi yok ediyor da, arayan niye bu değil? Arkadaş, şuraya yazarım da yazarım ama… Ben yazarken sıkıldım.. O kadar aptalca. 😀 Şimdi biliyorum, mesajlar gelmeye başlar…

  • O yazı ne öyle!
  • Sen doktora görün!
  • Sen kafayı yemişsin!
  • Ooo beybi, çok seksisin! (pardon, bunu ben yazardım 😛   

Yani, kısacası olmadı… Yine olmadı…. Her defasında biraz daha olmuyor, biraz daha sıkıcı bir hal alıyor.

Her örneği futbola bağlamışım madem, şunu da yazayım. ( G = Galibiyet, B = Beraberlik veya M = Mağlubiyet )

  • G= Sen, kendi kendine yazıp oynadın.
  • B = Twitterda ki arkadaşınla beraber oynadınız.
  • M = Siz aslında yeeeoooğğğsunuz…. 😀

Bence M uygun bu konuya… 2-3 yıllık emeğinin hatta son 2 haftalık yoğun çalışmalarının mükafatı bu yazı işte. 😀

Eline ne geçti bilmiyorum, ne kazandın onu da bilmiyorum… Ama ne kaybettiğini çok iyi biliyorum. 🙂

Yazarken bile sıkıldığım tek yazım’a sebep olduğun için, serçe parmağını sehpaya çarparsın inş…!

Hemde, yanında tanımadığın birsürü insan olup “acımadı ki” modunda sağa sola bakarken!!! 😀 😀

Çok kötü beddua ettim ha, hadi sonlandırıyorum…. 😀

Tipik Alper Demircan yazılarından en sıkıcısı ile karşınızdaydım…. Umarım son olmuştur. 😛

Kazandığına değil, ne kaybettiğine bakmalı….” için 6 yorum

Bir cevap yazın