Oysa totom açık kalmamıştı bile…

Şu saçma makalemi yazmaya başlamadan önce konusunun, gördüğüm anormal bir rüya olduğunu, saçma başlığımdan da anlamışsınızdır sanırım. Nasıl giriş yapmışım diye dönüp ilk satırı okudum, bildiğin öküzüm abi. 🙂 Şu makalelere girmeyi beceremiyorum… Girdikten sonrası iyi de işte, birde bitirmeyi beceremiyorum… Sonu da gelmez, uzatır dururum hani… Öyle işte, Neyse.

Dinlediğim şarkıya da takıldım. Ne yazdığımı unutmuş, okumaya üşenir bir haldeyim şuan… Aslında yazılarımma başlayıp hoooop 10 dakika da bitirmiyorum doğrusunu söylemek gerekirse. Yazarım, silerim, taslaklara kaydederim… Yazarken beklerim, gider çay demlerim, gelir sevmediğim birinin yorumunu görüp gelmişine geçmişine söverim, sonra neyse der yazıma devam ederim… Eee haliyle kaldığım yeri de unuturum. İşte şuan tam böyle birşey oldu. 🙂

Konumuza dönelim… İsim vermeden konuşuyorum artık sitemde… Abi site benim, isim benim, sunucu benim, parmaklar benim, akıl benim herşey benim! Ama……. İsim yazamıyorum işte………!!!!! Biriniz şu konuya getirin beni artık! 😀

Neyse, geldim sonunda… Saçmalık ötesi yahu, masada oturuyorken böyle, birden ağzımdan (ayyy iğrenç) xxxx’ın kestiği tırnak çıkıyor… Yaa yuh diyoruz… Birkaç XxXxYyYy arkadaşta var, iğrenç diyoruz…. Derken bir kesilmiş tırnak daha…. Ağzımdan 3 parça tam ve düzgün kesilmiş tırnak parçasını çıkartıyorum… ilginçtir ki, rüya hala devam ediyor… Böyle öyk ıyk mıyk ayağı ile zıplayarak kafamı tavana çarpmıyorum. 😀 Akşam vakti ama…… Gülüyoruz eğleniyoruz hala…

Sonra gündüz oluyor. Biz hala beraberiz, biliyorum çok saçma! Beğenmiyorsan okuma kardeşimmm! 😀 İşte, bizler hala geziyoruz… Sonra saçma bir şekilde gökyüzünde böyle kocamanın alpercesi hayvanımsı bir vinç var…. Ama çok büyük. Hepimiz şaşırıyoruz bu nedir diye, sonra yüksek biryerde izlemeye başlıyoruz. Sonrasında, böyle (durun şimdi bulup buraya link ekliyorum tıklayın) resimdeki şey o koca vinç ucunda sallanmaya başlıyor…. Ama anlatılmaz yaşanır varya, öyle hayvansı birşey işte. Gökyüzünde daire çizmeye başlıyor…  İtiraf ediyorum, korktum… 😀 Yani, korkulmayacak gibi de değildi… Anlatmadığıma da bakmayın , malum kişiye de sarıldım böyle… Yani o korkmasın diye… 😀 Ürktüğümden değil yani…. Sonra daha kötüsü oluyor…

Git gide bize yaklaşmaya başlıyor gökyüzünden ve bir anda üzerimize doğru geliyor o resimdeki şey…

Malum arkadaş beni birden bırakıp kaçmaya çalışırken o resimdeki anormal şey tam yolun ortasına düşüyor, tabi çok büyük bir gürültü ile… Ve bir anda 2 kişiye çarpıyor…. Çarptığı birisi bizim malum arkadaş… Diğeri kimdi hatırlamıyorum…

Gariptir ama, ellerini uzatıp gözlerime bakıyor böyle çaresiz bir şekilde…. Yazarken bile durup durup o anı düşünüyorum…. Bacağı dizinin böyle 20 santim gibi, işte 2 karış yukarıdan falan kırılmış…………….. Güldüğüme bakmayın, fena bir an… Hiçbirşey demeyip sadece yüzüme bakıyordu. Sanki; Birşeyin yok kalk hadi! dememi bekler gibi…. Sonra ben, bu telefon fobisi olan ben, telefonla ambulansı arıyorum… (burayı sonradan düzeltiyorum, ambulansı değil acil bilmem ne servisini…) Arıyorum ama hay ağzıma ………(alpeRtük var)………. bildiğim yer ama adresi veremiyorum bir türlü… Anlatıyorum anlatıyorum, bir türlü doğru adresi veremiyorum…. Ya, en son bu resimdeki garip şeyin düştüğü yer eski evimin önü…. Verdiğim adres yeni ev oluyor, yok diyorum orası değil, yaaa ambulans yollayın diyorum, ilginçtir ki görevli de bayan değil erkek. Şansıma rüyamızda konuştuğumuz görevliler bile erkek. 🙂 Öyle işte, en son bayağı uzaklaştığımı farkediyor ve geri dönüyorum koşarak…

 

Döndüğüm zaman; Yol boş, Resimdeki şey bile yok…. Hele gökyüzündeki koca vinç? O da yok….. Tanımadığım itin teki gelip bana gittiler diyor…. Nereye gittiler diyorum? Bilmiyorum, gittiler merak etme diyor…

Bu saçma rüya bunca saçmalıktan sonra öylece bitiyor. Sürekli rüya görürüm ve unutmamak için  defalarca düşünürüm yattığım yerde… Kalktığım anda pc başında, orada burada… Hatta günaydın mesajlarına neden kızdığımı daha bugün 2 kişi sordu…. Kızarım abi… Uyandığımda 2 işim var.. Birisi rüyalarımı unutmamak için düşünmek, ikincisi de telefonuma gelen mesajları incelemek… Gelen bir mesajı gece okuyup etkisinde mi kaldım şüphesi falan filan….. O sırada ben bunları düşünürken kısaltarak hızlı cevap olarak “gny” yazmam…. Bugünkü tepki komikti ama gülmedim….

“Ohaa o nasıl günaydın kısaltması öyle?”

Öyle işte….

 

   Şimdi yediğim tırnakla kaldığıma mı yanayım? Yoksa onca şeyden sonra sadece gözlerime bakan xxxxxx’dan mı ürkeyim, yoksa yoksa döndüğümde gittiler diyen o iti bir güzel dövmeden uyandığıma mı?

Ya da durun durun… Ben değil, hayatımdan gidipte utanmadan rüyalarıma gelenler yansın, ben neden yanayım ki…. Hea.. Haklıyım…. Öyle ama işte, öyle olmuyor… Neyse, şimdi başa dönüp ne kadar saçmaladığıma ve imla kurallarına ettiğim tecavüzlerin savcılık sevki, sonra mahkemesi ohooooo çok işim var… Ben yukarı çıkıp inceliyorum, sonra etiketler ekleyip daha yazıyı yayımla deyip sizlere ulaştıracağım…. Biliyorum yazılarım çok saçma, özellikle rüyalarımı hiç anlatamıyorum….

Ama düşünerek zamanla unutsam da,

Ben olsam veya olmasam da,

Bu site olsa da olmasa da,

Bu yazılar bir şekilde biryerlerde kalacaktır..

Tarihiyle, kişileriyle, isimleriyle, hayalleriyle……

Ne kadar saçma olsa da düne geri dönme şansımız var mı? – Yok….

Bok yok! – VAR!!..

Var işte!!!! Ben böyle yazarsam, geri dönüp hatırlayabiliyorum gördüğünüz gibi…

😀 Sinirlendim bak, neyse ben kontrole başlıyorum….

Okuduğunuz için teşekkür ederim…. Gönül isterdi ki isimleri yazayım, o anları daha detaylı anlatayım…

Hayalleri beraber okuduğumuz yerde yaşayalım… Ama olmuyor işte.. Herşey istediğimiz gibi olsa zaten….

Offf parmaklarıma şimdi varya!…. Tamam yazmıyorum!.

Not: Şimdi ekliyorum ismim ve linkimi. 🙂 Klasik işte; Bu Alper Demircan‘ın saçma makalelerinden sadece bir tanesi…

Oysa totom açık kalmamıştı bile…” için 2 yorum

Bir cevap yazın