Ya da gelmişken birkaç satır yazalım…

Gerçi günde 150 defa giriyorum, gelmişken diye başlık atınca garip oldu ama idare edin…

     Sağdaki resme bakıp korkmayın bu arada. Google’ı muck muck öpmekten ibaret o. Madem kızlardan hayır yok, bende google’ı öperim… Google; resme tıkla ve sonrasında kocaman öpücük senin olsun.. Güncellemeni de yap yapacaksan artık… Konu bulamıyoruz yazacak… Neyse aslında konu bu değil ama resimlerim flash bellekte olunca ve ben laptop ile yatağımın üstüne tırmanmışken ancak bunu bulabildim. Aslında sorun şu günlerde herşeyin ters gitmesi. Aslında zaten herşey ters ama bu dönem fazla fazla geliyor nedense. İnternet ayrı bir yoruyor beni artık. İnternetsiz de olmuyor ama internet dünyasında sanal insanlardan sıkıldım sanırım. Sosyal medya denen yerde binlerce fahişe dolanıyor ve bununla övünüyor.. Öbür tarafta herkes şair olmuş veya devlet meselesini 2 paylaşım 10 beğeni ile çözmek üzere gibi davranıyor… Kimisinin derdi karı kızdan ibaret. İnsanlar gereğinden fazla yakın artık birbirine… İster istemez birbirimizden uzaklaşıyoruz artık. O kadar dip dibeyiz ki herşeyle, sonsuza kadar uzaklaşmak için bir nedene dönüşmüş halde. Eskiden böylemiydi sanki… Ama bu 2012 ve sonrası tamamen sanal hayatta, insanın zihninin konuşmaları ile reel hayat üzerindeki hayal kırıklıkları ile dolu olacak yeryüzü. Msn üzerinden birisiyle konuşurken, hoşunuza giden 2 sözcüğü belkide sevdiğiniz bir insandan duymayı özlediğiniz için onun sesinden ve onun duygularını hissederek okuyorsunuz… Okuyoruz. Sonrasında herşey normal bir şekilde devam ediyor.. Reel hayatta ise alakası yoktur aslında. Zaten değil mi, reel’de uzaklaştıklarından sonra sanal hayat üzerinde fahişeliği oynayanlar, internet oyuncağında? Doğru yolu bulduğunu sanarken aslında pisliğin içine bulanmış, ayaklar altındaki duyguları ile yaşayanlar? Zannetmesin ki doğru yoldayım da, doğru insanlarlayım da… Şu da bu da o da bilmem ne de işte neyse ne… Gariptir ancak bu güne kadar ne demişsem bir şekilde gerçekleşti. Çünkü olacakları demişim hep. Nedendir bilmiyorum ama hislerim de hiçbir zaman yanıltmadı beni. Bu yüzden yine düşünüyorum  da, pisliğe  batmış ve farkında olmayanlar var hala çevremin köşesinde saklanan. Ben görmüyorum, kendince saklanıyor ancak farkında bile değil her geçen gün daha büyük bir pisliğe bulanıp daha bir çıkmaza doğru ilerlediğinden. Hayat acımasız, soğuk ve zalim.. Bazı insanlaraaa…. Diyelim. Ama alıntı yaptığım bu şarkı sözüde hatalı gibi sanki.. Hayat acımasız değildir; Hayat acımazsızlara soğuktur, acımasızlar zalimdir. Bugün yanlız kalanlar geçmişte yaptığı acımasızlığın bedelini çekiyordur… Böyle hayvan gibi özlersin de, diyemezsin ya… İşte o zaman bakıp listende 5.000 kişi varken ve aptal aptal hatta salak salak şeyler paylaşırken aslında yokturlar, belki de hiç olmamışlardır da hani onların yanında bir anda yalnızsındır.. İşte öyle birşey… Yani öyle birşeyler hissederlerya… Yanlış anlaşılmasın, bu ben değilim. Bu bahsi geçen kişi/ler.

Hayat çok garip. Bugün var yarın yok. Yarın olan bugün yok. Bugün olmayan belki yarın da yok.. Karışık biraz… Aslında net dünyasına bir süre ara vermek ve internetle bağımı belki de yeniden koparma vaktidir.. Çok sıkılıyorum bu ara… Biraz kendimle başbaşa kalsam belki de bir daha internete gerek bile kalmayabilir.. Biraz kendimi toparlamaya, sonra biraz gerçek kalmış insanlara sonra ise biraz da sağlığa ihtiyacım var sanırım. Herşey üst üste geliyor…. Saate bakıyorum da, sabah bile üstüme üstüme geliyor…  Hatta abartalım biraz, bir gözüm laptop pilinde ve (bakıyorum) % 45 kalmış… 10 kala zaten ekran kapanıyor.. Şimdi bir yandan düşünürken bir yandan pil biterse sap gibi kalacağımdan dolayı aklım oralarda… Hımmmm…… bu arada… Birkaç arkadaşımız hakkında birkaç şey yazacaktım.. Hala yazacağımı varsayıyorum ama yazmam ne kadar doğru olacak ondan bile emin değilim.. Bitmiş gitmiş.. Yollarını seçmişler… Doğru veya yanlış.. Hüznüm le, mutluluğumla, çocukluğumla bende kalmayıp belki de kendince doğruları seçmiş kişiler… Artık yoklar, belki de hiç yokmuşlar…. Olsalardı bugün de olurlardı zaten… Ama yoklar… Ben git demedim, kendileri gittiler… Zaten zoruma giden de budur belki… Git demezsin.. Çünkü gitmesini istemezsin.. Ama çekip gider ya… Neyse işte öyle böyle… Yazmışım yine 3-5 satır saçmalık… Belki son yazımdır, belki aklımdakileri aktarırım.. Belki net dünyasına uzun bir ara veririm belki de tamamen bırakırım hazır okul denen illetten de kurtulduğumu umarken.. Ki umduğum gibi eğer kurtulmuşsam malum askerlik dönemi.. Uzun bir süre yok olacağım… Önce birkaç bakım yaptırmam gerek tabi… Sağlam çıkarsak bir de askerlik dönemi.. Ondan da sağlam çıkarsak artık sıkıntıdan ölürüz sanırım.. 🙂

Kim ne zaman  vaktini doldurur bilinmez.. Biz ara ara karalayalım da… Yarın öbürgün bakıp kurcalanacak birkaç yazımız olsun…

Klasik alper demircan yazı şeysi… 2012 / şubat. Google‘a muck muck yaparken….

Bir cevap yazın